
Dayı Ahmet Ağa
Dayı Ahmet Ağa (Ahmet Hurşit) ( ? – 1926)
Eğitim Gönüllüsü, Mücahit, Hayırsever

Antep eşrafının mümtaz simalarından, hayırseverliği ve vatanperverliğiyle temayüz etmiş Dayı Ahmet Ağa’nın asıl adı Ahmet Hurşit’tir. Savcılı Oymağı reisi Hacı Halil Ağa’nın oğlu olan Ağa; yalnız servetiyle değil, şahsiyet ve iradesiyle de şehrin hafızasında yer edinmiştir.
Bir dönem Halep vilayetine bağlı bulunan Antep’i, Halep İl Encümeni’nde Encümen-i Daimî Azası sıfatıyla temsil etmiş; şehrin hukukunu, menfaatini ve itibarını müdafaa etmiştir. Oğuzeli’ne bağlı Yona (bugünkü Çaybeli), Karaburun ve Mıktıfı köylerinin sahibi olan Dayı Ahmet Ağa, servetini şahsi ihtişam için değil, memleketin imarı ve insanın yetişmesi için değerlendirmiştir.
1913 yılında Yona Köyü’nde kurduğu Hurşit-i İdare Leyliy Yona Mektebi, 50 öğrencilik yatılı bir ilkokul olarak bölgenin en mühim eğitim hamlelerinden biri olmuştur. Savaş yıllarının yokluk ve yoksulluğunda; dul, öksüz ve kimsesiz çocukları himaye etmiş; onların barınma, giyinme ve eğitim ihtiyaçlarını bizzat üstlenmiştir.
Bu teşebbüs, dönemin Halep Valiliği tarafından İstanbul’a bildirilmiş; padişah tarafından kendisine bir Hatt-ı Hümâyun ile III. Rütbe Mecidi Nişanı tevcih edilmiştir. Dayı Ahmet Ağa bu nişanı ömrünün sonuna dek gururla taşımıştır.
Antep’in işgal yıllarında kurulan Antep Cemiyet-i İslamiye Teşkilatı ve Antep Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üyeleri arasında yer alan Dayı Ahmet Ağa, yaşı ilerlemiş ve rahatsızlıkları bulunmasına rağmen cephede aktif görev almıştır. Tabakhane Cephesi II. Mıntıka Kumandanlığı’nı üstlenmiş; silahını ve fişekliğini belinden indirmemiştir. Kendisine bu yükün sebebi sorulduğunda verdiği cevap, onun karakterini özetler mahiyettedir:
“Gençler göğsünde ibret alsınlar diye taşıyorum.” dediğini rivayet edilir.
Şehirle dış dünya arasındaki haberleşmenin kesildiği günlerde beslediği posta güvercinleri vasıtasıyla cepheler arası irtibatın sağlanmasına katkı sunmuş; II. Kolordu Komutanı ile cephe kumandanlığı arasında hayati bilgilerin taşınmasına aracılık etmiştir. Savaş boyunca yalnız canıyla değil, malıyla da mücadelenin içinde yer almış; bağış kampanyalarında ön safta bulunmuştur.
Eğitim gönüllüsü olan Dayı Ahmet Ağa, özellikle tarih kitaplarına ilgi duymuş; bilgiyi yalnız teoride bırakmayıp pratiğe dönüştürmüştür. Dönemin Amerikan Hastanesi doktoru Shepard’ın ameliyat tekniklerini gözlemleyerek köyünde yaralıların tedavisine katkı sağlamış; Yona’da bir eczane açtırmıştır.
Çiftliğinde kütüphane, fırın, hamam, tamirhane, kuş damı, selamlık ve kahve ocağı gibi bölümler oluşturmuş; konağını yalnız bir ikametgâh değil, ilim ve sohbet meclisi haline getirmiştir. Piyano, kanun ve org çalabilen; şık giyimi ve zarafetiyle dikkat çeken, çok yönlü bir Anadolu aydınıdır.
Çocuğu olmayan Dayı Ahmet Ağa, şahsi mirasını millete emanet etmiştir. Mıktıfı ve Karaburun köylerini Millî Eğitime bağışlamış; bu satıştan elde edilen gelirle Antep savunmasında yıkılan okulların onarımı gerçekleştirilmiştir.
1926 yılında Gaziantep’te vefat eden Dayı Ahmet Ağa, ardında yalnız bir isim değil; eğitime, vatan müdafaasına ve toplumsal dayanışmaya adanmış bir hayat bırakmıştır.
Kaynakça:
Lohanlızade Mustafa Nurettin, İstiklal Sevgisinin Abidesi Gaziantep Müdafaası, İstanbul, 2003 s.163-164
Adil Dai, Olaylarla Gaziantep, Savaşı, Gaziantep, 2002, s. 259
Şakir Sabri Yener, İncilipınar Gaziantep’in Yakın Geçmişinden Hatıralar, Gaziantep 1962, s.74-75
“Bu Şehrin Hikayesi: Dayı Ahmet Ağa”. Gaziantep Kültür Fikir ve Sanat Dergisi,
9/106, 1966 Ekim, s. 24.
“Ayıntab’tan Gaziantep’e Dayı Ahmet Ağa”. Gaziantep Tarih Kültür Dergisi, 4
2006 Eylül-Ekim, s. 50-53.
